Evet sevgili günlük. Anlat bakalım.
Düşüncelerim çok dağınık, ne yazsam diye düşündüm ama aklıma tek bir şey gelmedi. Aynı anda birden çok şeyi düşünmek nasıl mümkün olabilir ki? Bakın peşisıra düşünceler değil, TAM OLARAK AYNI ANDA düşündüğüm birden çok şey var. Ne anlatsam hiç bilemedim şimdi.
Twitterdan tanıştığım bir arkadaşımla startup projesine başladık. Projeyi geliştirecek bir developer buıldum, malum buna benim vaktim yok. Ancak başkasına iş yaptırma düşüncesiyle de çok barışamıyorum, benim ellerimle yazmam lazım o kodları ki o projeye tam anlamıyla benim diyebileyim. Sadece fikrin "benim" olması projenin benim olması için yetersiz gibi hissettiriyor. Bu yatırım alırken de böyle vs.
Anlamışsınızdır, bizde sadece fikir var :d yatıracak para da yok, işi geliştirecek mesai de.
Yarın o projeyi de arkadaşımla yüz yüze konuşarak bırakacağım aslında. En zoru insanlarla organize olmak, ortak bir iletişim dili oluşturup projeyi ilerletebilmek. Ortaklık işi benim için burada da yatıyor çünkü çok başlılık kesinlikle hüsranla sonuçlanır buna yüzde yüz eminim.
En azından bir marka tescili almak, bir fikri hayata geçirmek, nerede ne
kadar para lazım, yatırımcı sunumuna nasıl çıkılır, bir iş kurarken bizi ne gibi süreçler bekliyor az çok
anlamış oldum. Bu da kazanılması gereken bir tecrübeydi.
---
Dün ilk kez Ghost in the Shell 1995'i izledim. Benim gibi yılların animecisi bir siber güvenlikçinin bunu şimdi izlemesi bir utanç. Filmin kritiğini de yapamayacağım çünkü beni sadece sorulara itti. Beklediğimden çok daha sessiz ve üstü kapalı bir anlatım vardı. Bir şey anlamadığımı herhalde daha fazla süsleyerek anlatamam lol. İnsan olmak isteyen bir yapay zeka ve kimliğinden emin olmayan bir insanın finalde birleşmesiyle mutlu sona geldik. Bu film hakkında daha sonra araştırma yapacağım.
---
TM'deki support işime devam ediyorum. Teknik işlerle uğraşmak güzel ama başka yazılımcıların yazdığı programlar için pre-sales / post-sales destek vermekte de ilkelerime ters gelen bir durum var. Şımarıklık yapmak istemiyorum, önemli olan iş değil eve ekmek getirmek ama bende daha fazlası var biliyorum.
Şimdi bir de hızla geçen zamanın verdiği bir anksiyete durumu da var. Yaşlanıyorum saçlarım beyazlıyor artık kendi projelerimi hayata geçirmeliyim kalıcı şeyler yapmalıyım vs. gibi panik düşüncelerini bilirsiniz. Bunların yanında işle ilgili de performans endişelerini koyun, berbat bir çorba ortaya çıkacak.
Siber Güvenlik sektörünün nasıl bir bataklık olduğunu da görmeye başladım. Bu sektörde kalıcı bir şeyler yapmak istiyorsanız gidin malware falan yazın, ciddi diyorum. Aksi halde sürekli yeni şeyler öğrenmek zorundasınız ve öğrendiğiniz hiçbir şey de kalıcı değil, korkunç bir değişim hızı var bu sektörün. Güncel olabilmek için eskiyi iyice öğrenmeniz ve usta olmanız lazım ancak o işlerle uğraşırken günceli yine kaçıracaksınız, tam bir fare tekeri. Hedef alanınızı daraltın ve sağa sola bakmayın. Bu sektör çok dallanıp budaklanıyor ve her şeyi bilmeye çalışıyorsunuz, çok zor.
En kötüsü ise kendime yeni hedefler koymak gibi ahmakça bir bağımlılığı bir türlü bırakamıyorum. Hedeflere ulaşıyorum ve sonra yeni hedefler, bir rpg oyunu oynar gibi. Bakın bu kişisel gelişim saçmalığına sakın inanmayın, sürekli kovaladığınız bir ufuk çizgisi fasit bir dairedir, yaşamak akıp giderek olmalı. 30 senedir yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum, ve hatamı bile bile burnumun dikine gidiyorum bak bu sefer son diyerek. CCNA'yi de al, OSCP'yi de al, CPTS'yi de al ... sertifikaları topla, şimdi hazırsın. Tam bir saçmalık. Ben ders çalışmayı da hiç sevmem halbuki :D
Aklına gelen program var ya, ulan şöyle bir program yazsam dediğin. Onu derhal yap. Önce OSCP'yi almayı bekleme mesela. Hayatımızı şirket yönetir gibi KPI'larla ve saireyle yönetmemeliyiz. Bu kesin emin olduğum bir şey.
"Just for fun" amk.